OZAN EMRE HAN
CATEGORIES : ART, INTERVIEWS, SCULPTURE
POSTED BY : BANANÉ
INTERVIEW BY : CİHAN ATS
Ozan Emre Han is 21 years old and lives, works and studies in Bologne at the Academy of Fine Arts in Bologne. He was born in Selçuk-Efes of Izmir, where he studied at the Izmir High School of Fine Arts and later came to Istanbul for university. In his 3rd year at Mimar Sinan, Ozan Emre went to Italy on an exchange course and was later accepted at the university there as a result of his successful work. His first important work became his participation in the Istanbul International Film Festival with 5 short films. (His 5 short films were first shown at Istanbul Film Festival in April 2009). His videos were also shown at Rennes University and Gallerie Art & Essai in France, and his collage work was shown at Accademia Di Belle Arti Di Bologna in 2010.
I’m aware you still studying however there’s a high demand for your work at the moment. How do you respond to this demand at this moment in time?
To be honest I don’t really want my work to be part of the art market in Turkey at the moment, in quotation marks. Getting away, hiding from or even keeping this at a distance doesn’t really seem possible however.
Why?
It’s a dilemma: Current art and artists in Turkey are taking the lowest part of the population and by using its problems are exhibiting both political behaviour and very elitist behaviour. At the same time the lack of communication of this sector is another problem for me.
Example?
That particular group of people who have become bored of Nişantaşı have now moved to Tophane in Beyoğlu. Everywhere they go instead of integrating themselves with the social environment there they just try to create a place for themselves to exist. Making things happen in between slums holding glasses of wine just doesn’t make much sense to me. The same thing is happening with the opening of “galleries” and using their own moulds and jargon to do so.
So where should exhibitions be opened? And aren’t we then putting boundaries on art venues?
The problem isn’t about exhibitions being opened anywhere. It’s about them being far away from the constitutions of individuals interested in current art.
Political approaches can be seen in you work. Is it possible to be apolitic in Turkey at the moment?
Yes, it’s possible but it’s also really difficult. It’s not easy to stay out of goverment despotism and militarism which has covered every area of our lives.
Let’s talk about your work as well. I know you make videos very often. What’s your outlet for them?
Encylopedias: Since my childhood I’ve loved them, been interested in them. The way people stand in a line next to each other, the scenarios beneath photographs, the way unrelated people meet on the same page are all like the reflection of a town. It’s interesting the way when we are walking down the street, getting on a train, going to school, we are within all sorts of different people, just like those in an encyclopedia.
When will we see your first solo exhibition?
At the moment I don’t know. There are galleries both locally and abroad that I’m in contact with. But as you know, I’m a student, and I still have to go to school. But I’m working on new pieces.
I’ve learned that you took part in two really good collections in Turkey with your work. To have that kind of success while still a studen is interesting. How did it happen? Your name was also mentioned in Turkish Vogue recently.
My answer to both those points is - Complete coincidence. BEING UNAWARE! They just happened.
Do you think about ever coming back to Turkey?
Not for now, frequent trips seem to be enough at the moment. However I don’t know what the future might hold.
——————————————————————————————————————————————
Ozan Emre Han 21 yaşında, Bolonya’da oturuyor, çalışıyor ve Accademia Di Belle Arti Di Bologna’da okuyor. İzmir, Selçuk-Efes’de doğdu, İzmir’de Güzel Sanatlar Lisesisi’ndeki eğitiminden sonra üniversite için İstanbul’a geldi.Mimar Sinan Üniversitesi 3. sınıfta okurken erasmus değişim programı ile İtalya’ya giden Ozan Emre, daha sonra bu üniversiteden başarılı çalışmalarından dolayı kabul aldı. İlk önemli katılımı İstanbul Uluslararası Film Festivaline 5 kısa filmi ile katılması ile gerçekleşti. (5 Kısa Film ilk olarak İst. Film Fest. gösterildi. 2009/Nisan). Fransa’da Rennes Universitesinde ve Gallerie Art & Essai’da videoları gösterildi, 2010′da Accademia Di Belle Arti Di Bologna’da kolaj çalışması sergilendi.
Biliyorum ki hala öğrenimine devam ediyorsun fakat işlerine yoğun bir talep var. Bu noktada talepleri nasıl karşılıyorsun?
Açıkcası eserlerimin tırnak içinde TR’de ki sanat piyasası ile buluşmasını çok istemiyorum. Ama oluşan bu piyasandanda kaçmak, gizlenmek ve uzak durmakta pek mümkün gözükmüyor.
Neden?
Bu bir ikilem: Türkiye’de ki güncel sanatın ve sanatçıların toplumun en alt kesimlerinin sorunlarını kullanarak politik tavır sergilemelerinin yanında bir o kadar da elisit bir tavır sergilediklerini görüyorum. Aynı zamanda bu kesimin iletişimsizleri de benim için ayrı bir sorun.
Somut Örnek?
Nişantaşı’ndan sıkılan bu kesim artık dönüşmüş bir şekilde Tophane’de, Beyoğlu’nda. Her gittikleri yerde orda ki sosyal ortam ile entegre olmak yerine kendi elisit ortamıyla varolmaya çalışıyorlar. Ellerinde ki kadeh şaraplarıyla varoşların ortasında bu olayı gerçekleştirmek çokta anlamlı gelmiyor bana. Aynı zamanda ‘’galeri’’ oluşumuda kendi içinde kalıplarını, jargonunu oluşturmuş durumda.
Peki nerde sergi açılmalı? O zamanda sanat mekanlarına sınırlara koymuyor muyuz?
Sorun herhangi bir mekanda sergi açılmasıyla ilgili değil . Sadece güncel sanatla ilgilenen bireylerin ilgilendiği yapılardan çok uzakta durmaları.
Eserlerinde politik yaklaşımları görmek mümkün. Bu noktada Türkiye’de apolitik duruş mümkün mü?
Evet, mümkün ama aynı zamanda bir o kadar da zor. Hayatın her alanını kaplamış olan devlet despotizmi ile militarizmin dışında kalmak pekte kolay değil.
İşlerinden söz edelim birazda. Yoğun olarak video çektiğini biliyorum. Çıkış noktan?
Videoların çıkış noktası ansiklopediler: Çocukluğumdan itibaren ansiklopedileri çok severim, ilgilenirim. İnsanların dizin halinde yanyana durmaları, fotograflarının altında senaryolarının olması, alakasız insanların birbirinden bağımsız olarak aynı sayfada buluşmaları aynı kentin yansıması gibi. Yolda yürürken, trene bindiğimizde, okula gittiğimizde farklı farklı insanların bir arada olması gibi ansiklopedilerde de insanların bir arada olması çok ilgi çekici.
İlk solo serginle ne zaman karşılaşıcaz?
Şu anda bilmiyorum. Görüştüğüm bazı galeriler yurt içinde ve yurt dışında var. Ama bildiğin gibi öğrenciyim, okul devam ediyor. Ama eserlerim üzerinde çalışıyorum.
Öğrendiğim kadarıyla Türkiye’de çok iyi iki koleksiyona eserlerinle girmişin. Öğrenciyken böyle bir başarı yakalaman çok ilğinç. Nasıl oldu? Aynı zamanda Türkiye Vogue’da da ismin geçenlerde vardı.
Her iki soruya da cevabım : Tamamen tesadüf: FARKINDASIZLIK! Karşıma çıktılar ve oluyorlar.
Türkiye’ye dönmeyi düşünüyor musun?
Şimdilik hayır, kısa süreler içinde ziyaretler benim için yeterli gözüküyor. Ama gelecek yıllar ne getirir ne gösterir bilemem.












